Boşanmada Eşe Karşı Psikolojik Baskı ve Ailesiyle Görüştürmemenin Ağır Kusur Sayılması

Yayınlanma Tarihi:

Boşanma Davalarında Duygusal Şiddet, İzolasyon ve Manevi Tazminat

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında açılan çekişmeli boşanma davalarında tarafların boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur durumları; boşanmaya karar verilip verilmeyeceğini, nafaka yükümlülüğünü ve maddi-manevi tazminat miktarlarını doğrudan belirleyen en temel unsurdur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları, fiziksel şiddet kadar psikolojik baskı ve sosyal izolasyon eylemlerinin de ağır kusur teşkil ettiğini kesin bir dille hükme bağlamıştır.

1. Eşin Ailesiyle ve Sosyal Çevresiyle İlişkisinin Kesilmesi

Evlilik birliği, eşlerin birbirlerinin kişilik haklarına, ailevi bağlarına ve sosyal yaşamlarına saygı göstermesi yükümlülüğünü doğurur. Bir eşin, diğer eşin öz anne, baba ve kardeşleriyle görüşmesini haksız şekilde yasaklaması, eve eşinin ailesini kabul etmemesi veya eşin ailesinin yanına gitmesine izin vermemesi Yargıtay içtihatlarında kişilik haklarına ağır bir saldırı ve bağımsız konut edinme hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararında; eşini ailesiyle görüştürmeyen, telefonla dahi görüşmesine engel olan ve sürekli olarak ailesine yönelik hakaretamiz ifadeler kullanan eşin, boşanmaya sebep olan olaylarda tam ve ağır kusurlu olduğuna hükmedilmiştir. Bu durum, mağdur eş lehine yüksek meblağlı manevi tazminat takdir edilmesinin de gerekçesini oluşturmaktadır.

2. Sistematik Psikolojik Baskı ve Çocuk Sahibi Olma Dayatması

Son dönem içtihatlarında öne çıkan bir diğer önemli başlık ise eş üzerinde kurulan psikolojik ve manevi tahakkümdür. Yargıtay, özellikle çocuk sahibi olma konusunda eşin tıbbi durumunu veya rızasını gözetmeksizin sürekli baskı kurulmasını, yetersiz hissettirilmesini ve aşağılayıcı muamelelere maruz bırakılmasını boşanma sebebi olarak değerlendirmiştir.

  • Sürekli Aşağılama ve Değersizleştirme: Eşin fiziksel görünümü, eğitimi veya mesleği üzerinden üçüncü şahıslar yanında küçük düşürülmesi duygusal şiddet kapsamındadır.
  • Ekonomik Şantaj ve Kısıtlama: Aile bütçesini tek taraflı yönetip eşe zaruri ihtiyaçları için dahi harçlık vermemek ekonomik ve psikolojik şiddetin birleşimi olarak ağır kusur kabul edilir.
  • Sosyal Medya ve Telefon Tehditleri: Eşin telefonunu zorla kurcalamak, sosyal medya hesaplarını kapatmaya zorlamak özel hayatın gizliliğini ihlal eder ve ağır kusur sayılır.

3. İspat Vasıtaları ve Yargılama Süreci

Duygusal ve psikolojik baskının mahkemede ispatı, fiziksel şiddete kıyasla daha titiz bir çalışma gerektirir. Yargılamada tanık beyanları, taraflar arasındaki WhatsApp ve SMS yazışmaları, sosyal inceleme uzmanı (pedagog ve psikolog) raporları ve hekim raporları delil olarak sunulabilir. Ağır kusurlu bulunan eş aleyhine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedileceğinden, dosyadaki iddiaların somut delillerle desteklenmesi şarttır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Eşimin ailemle görüşmemi engellemesi boşanma sebebi sayılır mı?

Evet. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre eşin ailesiyle görüşmesini haksız şekilde yasaklamak, eve eşin ailesini almamak veya görüşmeye engel olmak ağır kusur ve boşanma sebebi sayılmaktadır.

Psikolojik baskı sebebiyle boşanmada manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet. Sürekli psikolojik baskı, aşağılama ve ailevi izolasyon eşin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden, kusurlu eş aleyhine uygun bir manevi tazminata hükmedilmektedir.

Bu tür psikolojik şiddet ve baskı mahkemede nasıl ispatlanır?

Olaylara tanık olan kişilerin ifadeleri, mesajlaşma kayıtları, sosyal inceleme raporları ve gerekirse psikolojik destek kayıtları mahkemeye delil olarak sunulabilmektedir.